Ankara cicek siparişi çiçekçi çiçekçiler online satış sitesi

  Ankara Çiçek gönderme

Ziyabey caddesi
No; 55 / B Balgat Çankaya Ankara
+90-312-2856074  & 2856084

Ankara da tüm semtlere ücretsiz , hızlı , kaliteli çiçek gönderin.

Ankara çiçek siparişi ve çiçek yolla sitesi
Buketler | Aranjmanlar | Düğün Nikah Çiçekleri | Kutu Güller  | Orkide | Bonsai ve Bambu |
Annelere güzel çiçekler| Sevdiklerinize özel Çiçekler | Vazo Tanzimleri | Cenaze Çelenkleri | Perförjeler |

Anasayfa

Çiçek siparişlerinizi sitemiz üzerinden verin yüzde 50 daha ucuza alın

Ankara ucuz çiçekçilik

% 50 İndirimli

Ankara çiçek siparişlerinizi güven ile verebilirsiniz.

ankara çiçek hediye seçimi

Teslim Şartlarımız

Güvenliğiniz

Ödeme Yolları

Çiçek Servis Bölgelerimiz

Çiçekçiler için özel günler

Nikah Şekeri

Kartvizit - Davetiye

Çiçekler Bozulmasın

Gönderim Amacınıza göre çiçek gönderin

Hediye Çiçekleri

Özel Günler

Çiçek Gönderim Amacı

Özel Günler ve Haftalar

Hastaneler

Bankalara Şubelerine çiçek gönderin

ankara çiçek gönder , anneler günü

ankara çiçek gönder , ankara çiçekçilik

ankara çiçek  ankara çiçekçi  ankara çiçekçilik  ankara çiçek yolla  çiçek gönder  çiçek yolla  çiçek siparisi

ÇİÇEK BİLGİ KÖŞESİ

 EKİPMAN KİRALAMA

Ankara Dilek balonu Satışı hizmetimiz başlamıştır.

hareketli çiçek resimleri

HAREKETLİ ÇİÇEK RESİMLERİ SİMLİ ÇİÇEKLER İÇİN TIKLAYIN

50 Adet süper Çiçek Duvar Kağıdı Resmi Orjinal boyutunda

Ankara çiçek pazarı site haritası

Site Haritamız

Bize Yazın

                             ANKARA ÇİÇEK GÖNDERME SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ .

  ÇİÇEK BİLGİ VE ANKARA HAKKINDA YARARLI BİLGİ KÖŞEMİZE HOŞ GELDİNİZ.

 SEDEF ÇİÇEĞİ HİKAYESİ ;

Mahkeme salonunda, seksenlerindeki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla suskun, Ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözleri ve keskin çizgileriyle bıkkın bakışları süzüyordu etrafını...

Ve Hakimin tokmak sesiyle sustu uğultu ve tok sesiyle, sözü yaşlı kadına verdi, hakim...

"Anlat teyze neden boşanmak istiyorsun...?"

Yaşlı kadın derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı...

"Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan..."

Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu mahkeme salonunda... Sessizlik bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu, kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmış 50 yılın ardından... Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı, kadın neler diyecekti. Herkes onu dinliyordu.. Yaşlı kadının gözleri doldu... Ve devam etti...

"Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez... 50 yıl önceydi... O çiçeği bana verdiği çiçeklerin arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm.. Yavrumuz olmadı, onları yavrum bildim... Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım... Her gece güneş açmadan önce bir tas suyla sulayacağım onu diye... İyi gelirmiş dedilerdi... 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demedi... Ta ki geçen geceye kadar... O gece takatim kesilmiş.. Uyuyakalmışım... Ben böyle bir adamla 50 yıl geçirdim... Hayatımı, umudumu her şeyimi verdim... Ondan hiç bir şey göremedim.. Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim.... Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."

Hakim, yaşlı adama dönerek;

"Diyeceğin bir şey var mı baba" dedi.

Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle hakime yöneldi.

"Askerliğimi, reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım, o bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim... Fadime'mi de orada tanıdım... Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim... O çiçeklerle doludur bahçesi... Kokusuna taptığım perişan eder yüreğimi... İlk evlendiğimiz günlerin birinde boyun ağrısından onu hekime götürdüm... Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi.. Her gece uykusunu bölüp, uyansın, gezinsin dedi... Hekimi pek dinlemedi, bizim hatun... Lafım geçmedi... O günlerde tesadüf bu çiçek kurudu... Ben ona gece sularsan geçer dedim.. Adak dilettim... Her gece onu uyandırdım. Ve onu seyrettim... O sevdiğim kadının yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim... Her gece o çiçek ben oldum... Sanki... Ona bu yüzden tapabilirdim..." dedi adam o yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle...

"Her gece O yattıktan sonra uyandım... Saksıdaki suyu boşalttım... Sedef gece sulanmayı sevmez, hakim bey.. Geçen gece de... Yaşlılık.. Ben de uyanamadım.. Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı amma, kadınımın boynu yine azabilirdi... Suçlandım.. Sesimi çıkartamadım..."

O an Mahkeme salonunda her şey sustu...

Ertesi sabah gazeteler "Sedef susuz kaldı" diye yine yalnızca neticeyi haber yaptılar...

                              ********************************************

Kardelen ve Hercai


Günümüzden yıllar önce birbirini çok seven iki çiçek varmış.
Bunlardan erkek olan,sevgilisini o kadar çok seviyormuşki, baharda açtıklarında onu diğer çiçeklerden kıskanıyormuş.
Buna daha fazla dayanamayan erkek çiçek, baharda herkezin içinde açmak ve kalabalıgın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu soğugunda açarak, canından çok sevdiği sevgilisini daha çok görmeyi hayal etmiş.
Yine bahar gelmiş.Tüm çiçekler açmış ve toprağı yedi renge boyamış.
Erkek çiçek kışın kurduğu hayallerini anlatmış sevgilisine.
Dişi çiçekte sevgilisinin bu fikrini cok beğenmiş ve bir daha ki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği dondurucu soğukta açmaya söz vermişler.Bahar bitmiş yaz geçmiş ve kış gelmiş. Sevgilisine kavuşma hayalleri ile yerinde duramayan erkek çiçek, karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek yeryüzüne çıkmış.
Bembeyaz karlar içende o renkleriyle göz kamaştıran sevgilisini aramış, aramış ama bulamamış.Ümidini yitiren çiçek bir süre sonra boynunu eğmiş ve soğuğun şiddetine daha fazla dayanamayarak hayatını kaybetmiş.
İşte o günden sonra aşkı için kışın dondurucu soğuğuna bile aldırmadan karların içinde açan çiçeğe KARDELEN ona sadık kalmayıp aldatan sevgiliyede HERCAİ denmiş...

 

                              ********************************************

Papatya

 

Bir zamanlar küçük bir papatya varmış. Kocaman bir kayanın siperciğinde yaşarmış.
Çevresinde ballıbabalar, katırtırnakları, utangaç mavi mine çiçekleri açarmış. Her sabah, gün doğumunda bütün çiçekler uyanırmış.
Sabah aydınlığıyla genişleyen gökyüzünü izlerler, mutluluk türkülerini bir ağızdan söylerlermiş. Hepsi birbiriyle dost, hepsi arkadaşmış. Aradan uzun bir zaman geçmiş.

Günlerden bir gün, bizim küçük papatya her zamanki gibi tan atımında uyanmış. Uyanmış uyanmasına ama eskisi gibi keyfi yerinde değilmiş. İncecik gövdesi kırılıp dökülüyormuş. " Herhalde akşam yağan yağmur yüzünden hastalandım" diye düşünmüş.
O sırada gözü yakın arkadaşı ballıbaya ilişmiş. Zavallı ballıbaba, ıslak toprağa serilmiş, yatmıyor mu?.. "Ne oldu sana kardeşim" diye seslenmiş ballıbabaya.. Ballıbaba başını güçlükle papatyaya çevirmiş, gözlerinden ip gibi yaş akıyormuş. " Bu soruyu yalnız bana sorma papatyacık. Hepimiz perişan durumdayız.
Öteki arkadaşlar da benim durumumda. Akşam durmadan yağan yağmur toprağı alıp götürdü, çiçeklerin kökleri dışarda kaldı. Hepimiz yavaş yavaş ölüyoruz" Papatya duyduklarına inanamamış, çevresine bakınmış, bir düşte karabasan gördüğünü sanmış. " Peki, demiş. Ben neden hala ayaktayım?
Neden benim köklerim sapasağlam toprakta?" Öteden mavi mine sızlanmış. " Çünkü seni koruyan bir kaya var. Onun siperinde yaşıyorsun. Sonbahar yağmurları başladı. Bizler yağmur selinden kendimizi koruyamayız. Bundan kaçış yok. Elveda güzel yüzlü papatya" demiş. Papatya dostlarının birer birer yağmur sularıyla gidişini izlemeye dayanamazmış. " Hayır, diye isyan etmiş. Tükenişinize dayanamam. Ben gelecek yıl da burada olacaksam sizler de benimle kalmalısınız." "Nasıl olacak bu. Olanaksız" diye ağlıyormuş küçük çan çiçeği. Papatya kolay kolay vazgeçmezmiş ama. Dirençliymiş, kararlıymış. " Sizleri bırakamam demiş, hepiniz tohumlarınızı bana verin. Onları gelecek yıla kadar kendiminkilerle birlikte saklayacağım.Ya birlikte tükeniriz, ya birlikte yaşarız" Sonunda arkadaşlarını ikna etmiş. Hepsinin tohumlarını bir bir toplamış.Eh.. böyle bir dayanışmaya, böyle güçlü dostluğa kolay kolay rastlanmaz..Yeter ki kendi küçük de olsa, kocaman yüreğiyle bir papatyanın sevgisini taşıyabilelim. Ondan sonraki zamanını harıl harıl çalışmakla geçirmiş papatyacık. Kökleriyle sımsıkı toprağa sarılmış.Gövdesini genişletmiş. Giden arkadaşlarının tohumlarını göğsüne yapıştırmış. Kış gelmiş. Kötü rüzgarlar önüne gelen ne varsa almış götürmüş, papatya kayanın kuytusuna saklanmış. Rüzgara, yağmura, kara karşı direnmiş, dayanmış. Soğuk, zehir gibi havada tohumlar donmasın diye onlara daha bir sıkı sarılmış. Gözleriyle durmadan güneşi aramış. Bir parça gün ışığı görse yüzünü, gövdesini güneşten yana çevirirmiş.Ama o zorlu kışı geçirmek kolay değil.

Toprağa öyle tutunmuş ki kökleri kalınlaşmış, soğuktan tohumları korumak için Sonra yaprakları uzamış, güneş izleyen yüzü büyümüş büyümüş.. Sıcak yüzlü ilkbahar geldiğinde dimdik ayakta bulmuş bizim güneş yüzlü çiçeği. Ama artık o bir Ayçiçeğiymiş.Hiç bir tohum zedelenmeden onunla yaşıyormuş. Dostluğun ölümsüz öyküsüdür Ayçiçeği, o gün bugündür güneşi izler dururmuş.Söylentiye göre dünyayı ve yürekleri aydınlatan güneş sevginin ta kendisiymiş.

 

                                    ********************************************

Gül Yaprağı

Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı...

                          

                                  ********************************************

ÇİÇEK VE SU

Günün birinde bir çiçekle su karsilasir ve arkadas olurlar.
Ilk önceleri arkadaslik olarak devam eder iliskileri.
Tabii ki her zaman lazimdir arkadaslik birbirini tanimak için.
Gel zaman git zaman, çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yaninda, içi içine sigmaz olur artik ve anlar ki suya asik olmustur.
Ilk kez asik olan çiçek etrafa kokular saçmaya baslar `Sirf senin hatirin için ey su,` diye.
Öyle bir zaman gelir ki artik su da içinde çiçege karsi bir seyler hissetmeye baslar.
Farkeder ki `Çiçege asik oldum.` Ama su da ilk defa asik oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek `Acaba su beni sevmiyor mu?` diye düsünmeye baslar.
Çünkü su pek ilgilenmemektedir çiçekle... Halbuki çiçek aliskin degildir böyle bir sevgiye.
Ve dayanamaz bir gün, çiçek suya `Seni seviyorum.` der. Su `Ben de seni seviyorum.` diye cevaplar.
Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya `Seni seviyorum.` der. Su `Ben de.` der. Çiçek sabirlidir.
Bekler, bekler, bekler... Artik öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz olur artik etrafa.
Ve son kez suya `Seni seviyorum.` der. Su da `Sana söyledim ya, ben de seni seviyorum.` der.
Ve gün gelir çiçek yataklara düser. Hastalanmistir çiçek artik. Rengi solmus, çehresi sararmistir çiçegin.
Yataklardadir artik çiçek, su da basinda bekler öylece çiçegin yardimci olmak için.
Ama bellidir ki artik çiçek ölecektir ve son kez zorlukla basini döndürerek çiçek, suya der ki:
`Seni ben gerçekten seviyorum.` Çok hüzünlenir su bu durum karsisinda . ve son çare olarak bir doktor çagirir.
Doktor gelir ve muayene eder çiçegi. Muayeneden sonra söyle der doktor:
`Hastanin durumu ümitsiz, artik elimizden bir sey gelmez.`
Su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalik nedir diye, ve sorar doktora `Hastaligi nedir?` diye,
Doktor söyle bir bakar suya ve der ki `Çiçegin bir hastaligi yok dostum,
bu çiçek sadece susuz kalmis, ölümü onun için.` der.
Ve anlar ki su artik, sevgiliye sadece `Seni seviyorum.` yetmemektedir..

 

                                    ********************************************

Vaktiyle bir köyde iki sevgili ikisi de birbirinden sevgili. Her gün köyün aşağısında bir ağacın altında buluşur, birbirlerine bakışırlar, birbirlerinin yüreklerini içerlermiş, su ve şifa niyetine. Bir gün böyle kendilerinden geçmişken çok şiddetli bir yağmur yağar. Kara bulutlar bir anda her yeri kaplar. Bir anda dört yanı seller, sular kaplar. İki sevgili ağacın altında, birbirlerinden geçmiş. Bir de ne görsünler. Sular her tarafı kaplamış. Delikanlı hemen sevgilisini ağacın üstüne çıkarır. O sırada sular iyice yükselmekte, seller ortalığı götürmekte. Kız ağaçtan elini uzatır, oğlan tam yakaladığı sırada bir dalgalanma, oğlan da, kız da derin sularda. İşte o sırada ağaç dalını yere eğer, iki sevgili dala tutunarak ağaca çıkarlar.

 

                                     ********************************************

Dut Ağacı ve Yaprakları

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç
vardı.
Kızın adı Tispe delikanlınınsa Piremus. Komşu olduklarından birlikte büyüdüler. Çocukça
başlayan aşk ateşi, serpildikçe onlarla birlikte büyüdü. Aileleri hiç
istemezdi görüşmelerini. Birbirlerine uygun olmadıkları düşünülürdü
nedense?
Oysa onlar ölesiye bir aşk beslemeye başladılar birbirlerine.
İkisinden başka kimselerin bilmediği bir sırları vardı. İki evin
arasındaki gizli çatlak.
Bazı geceler gizlice bu aralıkta buluşur, birbirlerine seslerini
duyurup aşklarını sözcüklere dökerlerdi.
Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe,
ağaca Piremus’dan önce varmıştı. Gittiğinde, avını yeni yemiş, ağzından
kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir mağaraya
doğru koşmaya başladı. Boynundaki eşarp, farkında olmadan düşüverdi. O
sırada Piremus geldi gördükleri karşısında donup, kalmıştı. Kocaman
aslan, ağzında kanlarla birlikte, biricik sevgilisi Tispe’nin eşarbını
parçalıyordu. O an aklına gelen ilk ve tek şey, aslanın Tispe’yi öldürerek
yediğiydi. Tispe’siz yaşayamazdı. Aklından geçen, sadece aşkı uğruna
canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar
içindeki cansız bedeni yere düştü. Tispe’yse korkusunu bir kenara atıp,
bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın
altına geldiğinde, o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus’un cansız
vücudu yerdeydi ve elinde Tispe’nin düşürdüğü eşarbı tutuyordu.
Tispe sevgidi gencin elindeki eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı
herşeyi. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri çekip çıkardı ve kendi
göğsüne götürdü. yaşadıkları ölesiye derin bir aşktı ve onları ölüm bile
ayırmamalıydı. Az sonra sevgili Piremus’un bedeninin üstüne yığıldı.
O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin
üstünde duran ağacı, onların aşkına adadılar. Piremus’un kanını bu ağacın
meyvalarına, Tispe’nin gözyaşlarınıysa, ağacın yapraklarına verdiler. O
günden beri kara dutun çıkmayan lekesini, dut ağacının yaprakları
temizler..
Bilir misiniz dut ağacının meyvasının lekesi çıkmaz ama elinize ağacın
yaprağını alır ovuşturursanız, lekenin yok olduğunu görürsünüz

Alıntıdır


                              ********************************************

Bu siteden çiçek siparişi verdiğinizde buket ve aranjman çiçek modeli ürünlerimizde gül , karanfil , Anemon , cipsofilya , glayör , orkide , lale , sterliçya , nilüfer , margarit , menekşe , iris , kamelya , lilyum , gerbera , frezya , krizantem , kasımpat , fulya , kazablanka , papatya ve mevsim kır çiçekleri kullanılarak yapılmaktadır.

Ankara güniçi çiçek gönderme kapasitesi durum bilgisi bugün ki Bilgi tutanağı ;
Ankara Merkez  Kapasite var Gün içinde çiçek teslimatı Çankaya , Dikmen , Balgat , ayrancı , küçükesat , kızılay , cebeci , ulus , bahçeli , emek , tandoğan , maltepe demetevler , ostim , gimat , gaziosmanpaşa , seyranbağları , kalaba , beşevler , kolej , macunköy , kavaklıdere ,sanatoryum , Kapasite var Gün içinde çiçek gönderimi ; akdere , mamak , ege mahallesi , Abidinpaşa ,kayaş , mamak , saimekadın , siteler , aydınlıkevler , dışkapı , subayevleri keçiören , etlik , ayvalı , şentepe , aktepe , incirli , kalaba , elvankent , gimat , bağlum , Kapasite var Gün içinde çiçek teslimatı yenimahalle , batıkent , sincan , odtü , bilkent , çayyolu , konutkent , eryaman , etimesgut , fatih , çukurambar , öveçler , ümitköy , oran , demetevler , ivedik , şentepe
Ankara ilçeler polatlı , gölbaşı , kızılcahamam ,  nallıhan , çubuk , akyurt , pursaklar , kazan , diğerleri    Kapasite var  Gün içinde çiçek teslimatı

A BÖLGESİ

Kapasite var Gün içinde çiçek teslimatı

B BÖLGESİ

Kapasite var Gün içinde çiçek teslimatı

C BÖLGESİ

    Kapasite var : Tüm ürünler siparişe açık tüm semtlere ve Ankara ilçelerine çiçek gönderebilirsiniz. Tüm çiçek teslimatları gün içinde yapılamaktadır.

    Kapasite kısıtlı yada bazı çiçek modeli ürünleri gönderilmekte: Sadece seçili çiçek ürünleri sadece belli bölgelere çiçek gönderimi yapılabilmekte

    Kapasite doldu çiçek siparişi bu saatten itibaren alınmamaktadır.: Bu bölge için çiçek sipariş kapasitesi dolmuştur uyarısında çiçek siparişi alınmayacaktır.

                          ANKARA ÇİÇEK GÖNDERME  KAPASİTE DURUMU EN SON GÜNCELLEME ; BUGÜN

Ankara çiçekçilik olarak vermiş olduğunuz çiçek siparişleriniz 28 yıllık deneyim ve işçilik ile hazırlanmaktadır.Online çiçek sitemiz üzerinden ankara çiçek firması olarak tüm ankara genelinde çiçek servisi yapmakta ve çiçek gönder işlerinizi itina ile yerine getirmekteyiz. Çiçek sipariş esnasında firmamız asla Ankara genelinde ek nakliye ücreti almamaktadır.Sitemizde kredi kartı güvenliğiniz comodo ssl firmasının güvenliğinde sağlanmaktadır. SİTEMİZİ GÜVEN İLE KULLANABİLİRSİNİZ.

* ÖNEMLİ BİLGİ ;Vermiş olduğunuz çiçek siparişlerini alt kısımdaki sipariş no kısmından takip edebilirsiniz.

Sevdiklerinize çiçek yolla

SEVDİKLERİNİZ İÇİN AŞAĞIDAKİ KATEGORİLERDEN ÜRÜN BEĞENEBİLİRSİNİZ.

 Buketler  -  Aranjmanlar  -  Sevdiklerinize özel Çiçekler  -  Orkide  -  Kutu Güller  

Vazo Tanzimleri  -  Sevenlere Özel Vip Ürünler

Çiçek resmi , Çiçek resimleri , Çiçek isimleri hakkında genel bilgi

            ankara ucuz çiçek siparişi

SİTEMİZDEN ANKARA DAKİ TÜM İLÇELERE EN UYGUN FİYATTAN KALİTELİ VE LEZZETLİ YAŞ PASTA SİPARİŞİ VEREBİLİR. SEVDİKLERİNİZİN ÖZEL GÜNLERİNDE ONLARA YAŞ PASTA YOLLAYABİLİRSİNİZ.

0-312-285 60 74

Sipariş No:
Ankara online çiçek gönderme - Ankara çiçekçilik Servis Hizmetleri tüm Ankara çiçek gönder ve çiçek yolla hakları Bulvar çiçekçilik tir.
 Resimler ve Çiçek Ürünleri izinsiz kopyalanamaz ve izinsiz alınamaz.
Bulvar çiçekçi - Ankara Çiçekçilik Hizmetleri
    ANKARA